Agranülositoz, enfeksiyonlarla mücadelede görev alan granülositlerin, özellikle nötrofillerin, kanda belirgin biçimde azalmasıdır. Kişide başlangıçta belirti olmayabilir; ancak enfeksiyon gelişirse ateş, titreme, boğaz ağrısı veya ağız yaraları ortaya çıkabilir. Tedavi, düşüşün nedenine ve enfeksiyon olup olmadığına göre planlanır. Agranülositoz tanısı olan veya ciddi nötrofil düşüklüğü saptanan bir kişide ateş gelişmesi gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektirir.
Agranülositoz ile nötropeni arasındaki fark nedir?
Granülositler bir beyaz kan hücresi grubudur; nötrofiller bu grubun enfeksiyonlara karşı savunmada önemli bir üyesidir. Nötropeni, kandaki nötrofil sayısının azalmasıdır. Agranülositoz terimi ise genellikle granülositlerin, özellikle nötrofillerin, çok ileri düzeyde azalmasını anlatmak için kullanılır. Sonucun anlamı yalnızca toplam beyaz kan hücresi sayısına bakılarak belirlenmez; mutlak nötrofil sayısı ve kişinin klinik durumu birlikte değerlendirilir. Nötrofil sayısı mikrolitrede 500’ün altına indiğinde enfeksiyon riski belirgin biçimde artar.
Hangi belirtiler görülebilir?
Düşük hücre sayısının kendisi her zaman fark edilir bir yakınmaya yol açmaz. Belirtiler çoğunlukla gelişen enfeksiyonla ilişkilidir:
- Ateş veya titreme
- Boğaz ağrısı
- Ağızda ya da boğazda yaralar
- Belirgin halsizlik veya genel durum bozukluğu
- Tekrarlayan ya da ağır seyreden enfeksiyonlar
Bu bulgular agranülositoza özgü değildir. Ayrıca nötrofil sayısı çok düşük olduğunda enfeksiyonun alışılmış kızarıklık veya iltihap belirtileri silik kalabilir. Bu nedenle değerlendirmede kan sayımı ve muayene önemlidir.
Ne zaman acil değerlendirme gerekir?
Agranülositoz veya ciddi nötropeni tanısı olan bir kişide ateş, titreme ya da yeni gelişen enfeksiyon belirtisi varsa beklemeden acil sağlık değerlendirmesi alınmalıdır. Kişinin genel durumunun hızla bozulması da acil başvuru nedenidir. Enfeksiyon şüphesini yalnızca evde izlemek veya kendi kendine antibiyotik başlamak uygun değildir.
Agranülositoz neden olur?
Agranülositoz farklı nedenlerle gelişebilir. Olasılıklar arasında bazı ilaçlar ve kanser tedavileri, bağışıklık sistemi hastalıkları, enfeksiyonlar ve kemik iliğini etkileyen hastalıklar bulunur. Örneğin miyelodisplastik sendromlar veya bazı lösemi türleri değerlendirmede ele alınabilecek kemik iliği hastalıklarındandır. Ancak düşük nötrofil sonucu tek başına bu hastalıklardan birinin bulunduğu anlamına gelmez.
Nedeni araştırılırken kullanılan reçeteli ve reçetesiz ilaçların, yakın zamanda uygulanan tedavilerin, eşlik eden hastalıkların ve önceki kan sayımı sonuçlarının hekime bildirilmesi yararlıdır. Şüpheli bir ilacı kendi başına kesmek veya değiştirmek yerine aynı gün tedaviyi düzenleyen sağlık ekibiyle görüşülmelidir.
Tanı nasıl konur?
İlk değerlendirmede tam kan sayımı ve beyaz kan hücrelerinin türlerini gösteren diferansiyel sayım kullanılır. Hekim mutlak nötrofil sayısını, diğer kan hücrelerinin sonuçlarını ve enfeksiyon bulgularını birlikte inceler. Nedeni açıklığa kavuşturmak için tıbbi öyküye göre ek kan testleri veya bazı durumlarda kemik iliği incelemesi gerekebilir. Her hastaya aynı testler uygulanmaz.
Tedavi nasıl planlanır?
Tedavinin ilk hedefleri olası enfeksiyonu değerlendirmek ve hücre düşüklüğünün nedenini belirlemektir. Ateşle birlikte ciddi nötropeni varsa sağlık ekibi enfeksiyon araştırmasını ve gerekli antibiyotik tedavisini gecikmeden başlatabilir. Bir ilaçtan şüpheleniliyorsa ilacın değiştirilmesi veya kesilmesi kararı tedaviyi yürüten hekim tarafından verilir. Uygun görülen bazı hastalarda nötrofil üretimini destekleyen büyüme faktörü tedavisi kullanılabilir.
İyileşme süreci nedene bağlıdır. Kontrol kan sayımlarının sıklığı ve ek tedavi gereksinimi kişiye göre belirlenir; agranülositoz tanısı alan herkes için kemik iliği nakli veya ömür boyu takip gerektiği söylenemez.
